31 Mart 2014 Pazartesi

HANGİ RENK?

Evinizin, iç cephesinin boyanmaya  ihtiyacı varsa  mevsim boya badana yapmak için çok uygun. Kaliteli hemde uygun boya bulmak artık çok kolay. Piyasada kaliteli, uygun fiyatlı ve sağlıklı boyalar var. Boya yapmak veya markasını seçmek sorun olmazken, boyanın rengini belirlemek sorun yaratabiliyor.

Boya almaya gittiğinizde, var olan boya renklerinden birini  seçmek, artık geçmişte kaldı. Firmaların boya ve renk kartelası çok fazla. Bu yenilenen teknoloji sayesinde istediğiniz rengi oluşturmak çok kolay... Ama hangi renk? 

İlk dikkat etmemiz gereken,  evimizin ışık alma  durumu ve konumu, daha sonra ise zemin ve kapılardaki detayların yoğunluğu olmalıdır. Ahşap veya metal ürünlerin renkleri  boya rengini belirlememizde etkili olabilir. 

Kişiliğimiz de  renk seçimlerimizde çok etkili. Sade ve risk almayı sevmeyenler genelde beyaz ve açık ton renkleri seçerken, aktif insanlar canlı ve güneş tonlarını tercih ediyor.  Doğayı sevenlerin tercihi ise genelde toprak tonlarından yana. Dünyada ise en çok tercih edilen renkler  yeşil ve mavi tonları.

İç mekanlar da tek renk seçildiği gibi, kişi, yaş ve ihtiyaçlara göre farklı renkler seçilebiliyor. Şimdi aynı mekanda farklı renkleri kullanmak çok moda. Kontras veya birbirinin tonu renklerde uyumu yakalayabileceğiniz gibi bazı duvarları kağıt ve kumaşla kaplamakta seçenekler arasında...




Renklerin ruhumuza ve bedenimize etkileri kanıtlanmış. Ama kısa bir tekrar yapalım:

KIRMIZI: Nerede ve nasıl kullanılırsa kullanılsın uyarıcı etkisi taşıyor. Ayrıntıları yutan bir özelliğe sahip olduğu için, mekanlarda sade objelerde kullanılması daha uygun. Geniş yüzeylerde kullanılmamalı. Neşe ve heyecan verici etkisi var. Yatak odalarında kullanılabilir. :)














MAVİ: Dinlendirici ve sakin bir renk. Kan akışını düşürerek tansiyonu yavaşlattığı düşünülüyor. İnsanları ikna edici bir gücü var. Evinizde sakin ve dingin bir ortam istiyorsanız neden olmasın...











YEŞİL: Dengenin rengi. Doğanın renginin de yeşil olması rastlantı olmasa gerek. Yatak odaları ve oturma odaları için çok uygun. Ama her alanda uygun tonları kullanılabilir.










SARI: Dikkat artırıcı bir renk. Huzur ve sakinlik veriyor. Algılama gücünü artırmasından dolayı çalışma odaları için çok uygun. 












TURUNCU: Güç ve enerjinin rengi. Korku ve endişenin ilacı.  Yorgun ve bitkin iseniz, neşe kaynağı turuncuyu,  yatak ve oturma odanıza uygulayabilirsiniz.









MOR: Rahatlama  ve güven veren mor rengin, gücü temsil etmesi bu etkilerinden  olsa gerek. Genelde açık tonları,  evlerimizin her yerinde kullanılabilir.   En çok kullanıldığı alan, yatak odaları.












KAHVERENGİ: Güven veren renk olmasına rağmen kıyafetlerde aynı etkiyi yaratmıyor. Doğanın rengi ve toprak anayı temsil ediyor bu nedenle nötr bir etki yaratıyor. Açık tonları ''etkisiz bir etki'' yaratabilir. Antre ve girişler için uygun olabilir.










SİYAH: Tutkunun rengi. Işığı yok etme etkisinden dolayı yüzeylerden çok nesnelerde kullanılması daha doğru. Özellikle beyaz ile kullanımı çok doğru sonuç veriyor.







SEVGİNİZ VE RENGİNİZ HİÇ EKSİK OLMASIN...










14 Mart 2014 Cuma

ÇİÇEK NOTLUK

Büyük yapı marketlerde satılan ''kablo tutucu'' ile küçük bir hediyelik yapalım... Genelde bu küçük elemanı, elektrik bağlantıları için kullanırız. Açıkçası bayanların dikkatini de pek çekmez. Fiyatı oldukça uygun bu elemanı üçlü veya beşli olarak paketlenmiş şekilde alabilirsiniz. Aynı ürün, dekoratif ve hobi amaçlı olarak satıldığında ise (hobi amaçlı marketlerde) çok çok daha fazla fiyata satılıyor. Bilgilerinize!

BeHeR-Tasarım'da  bu sefer biraz işin kolayına kaçarak hazır keçe çiçekler kullanacak:) Bu küçük çalışma için sizler,  evde ne varsa yöntemini kullanabilirsiniz...






Bir kargaburnu yardımı ile kablodan mandal kısmı ayırabilirsiniz.






Mandalın uç kısmına istediğiniz büyüklüğe göre kürdan veya çöp şiş takabilirsiniz.



Sapları kurdele ile sarabilirsiniz.



Bir parça bulaşık süngeri işinizi görecektir. 
Saksının alt kısmına ağırlık koymak iyi bir fikir olabilir!






BİRAZ İĞNE İPLİK,



SİLİKON TABANCASI OLMADAN ASLA!













ÇOK CİCİ OLDU...





26 Şubat 2014 Çarşamba

TASARIM EĞİTİMİNDE ''İLK ADIM ETKİNLİĞİ''


Öğretmeyi ve öğrenmeyi  seven BeHeR-Tasarım teorik bir konuyla karşınızda. Umuyoruz ki öğretmen tavrımız sizlere sıkıcı gelmez.... 

Tasarım eğitimi,  sindirilerek öğrenilmesi gereken ve  yıllar süren bir bilgi birikimi ile oluşabilir. Gerçeklik olgusunu yeni yeni öğrenen, 11-12 yaşında çocuklara tasarlama yetisini kazandırmak için öncelikle yaşamında kullandığı bazı kavramları öğretmek gerekir.  Bunlar boyut, mekan, direnç, tekrar, düzen, topluluk gibi kavramlar olabilir. Bu kavramlar öğrenci seviyesine göre de değişebilir... Bu öğretiler için yapılan tüm çalışmalara ''ilk adım etkinlikleri'' denir.  Sıkıcı olmamak, çocuğun hayal ve gerçeklik duygusu için uygulama yapmak  daha yerinde olur.

Bizler, genelde bu uygulamaları kağıt ve kartonlarla yapmaya çalışırız... Çünkü  kağıt ve karton kolaylıkla temin edilir, çalışması kolaydır, ekonomiktir.  Tekrar tekrar yapılandırılabilir. Ne üzücüdür ki bazı düşünme yetisi olmayan kişiler bunu anlayamaz. Yaptıklarınızı ve genç beyinlerin hayal dünyasını  yok eder. El  ve beyin koordinasyonunun ne anlama geldiğini bilemez. Bilmek  istemez. Anlatmaya çalışacak olsanız, anlamak  istemez...

Bu uygulamalardan bir örnek vermek yerinde olur.  Öğrenilen kavramlar basit olsa da elde edilen sonuç çok etkilidir. Tasarımın çıkış noktası için bakınız



KONU:İLK ADIM ETKİNLİĞİ
SÜRE:40 DAKİKA
 
Öğretmen öğrencilerden boş bir kağıt ister. İlk adım etkinliği sohbetle başlamış olur.
 
Bu kağıdı herhangi bir destek olmadan ayakta tutmamız imkansızdır.


Kağıt anlam kazanmaya başladı  artık dikey veya yatay olarak ayakta durabilir.



 
 
Baskıya karşı neler yapabilirim?

 
 
soru ve cevap yöntemi ile bir çok çıkarım yapabilirim.

 
  
 


Beraber hareket ederken gücümüz artar. Bu birlikteliği bir düzen içinde gerçekleştirirsek ortaya çıkan görüntüler enfestir. Halk oyunlarında, dansta, müzikte bir eylemde veya bir futbol maçında olduğu  gibi...



Sınıfça şarkı söyleyebilir ve ritm tutabilirsiniz artık...
( Teneffüs zili çalsa da öğrenciler dışarıya çıkmayacaktır )






İYİ DERSLER...
 
 







14 Şubat 2014 Cuma

ALİŞ

Yıllar önce, oyuncak tasarımı dersi için tahtadan tasarlanan bu kuklayı yeniden gün yüzüne çıkarma zamanı geldi.... Kuklanın adı ALİŞ. Kukla diyorum çünkü kolları ve bacaklarına takılmış iplerle hareket ettiriliyordu. O zamanki bilgi ve malzemelerle yapılan Aliş çok güzeldi.  Aradan çok zaman geçtiği için tamir ve yeni giysilere ihtiyacı var. Aliş buna çok sevinecek. Bu arada Aliş, 22 yaşında...

Ayrıca adını saygıyla anmak isterim, Gazi Üniversitesi, Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesi, Endüstriyel Teknoloji Bölümü Ahşap işleri öğretmenim Mehmet Asarcıklı' ya sevgilerimle....












Gövde ve ayaklar yumuşak olduğu için kavak ağacından yapıldı. Yontularak, törpü ve eğe ile şekillendirildi. Boyandı ve vernik uygulandı.



Kollar ve bacaklar kavela parçalarından yapıldı. Eklemler ise kancalı vidalardan oluşturuldu. Kavela mobilyaların ve ahşap yapıların birbirine tuttururken daha sağlam olmasını sağlayan yardımcı ahşap malzemelerdir. Günümüzde daha çok plastik kavelalar kullanılıyor.




Püf Noktası: Boncuk elyaf penye bir kumaşla şekillendirilir. Üzerine ikinci bir penye kumaş ile kaplanır ve arkasından gerdirilerek dikilir.



Kolları yukarı almak daha iyi olabilir! Boynu hem vida hem de silikonla sabitlendi.


Eski bir kazak saç için uygun olabilir.







Silikonla yapıştırıp, kumaşa dikerek elleri sağlamlaştırabilirsiniz.



Yanakları biraz pembeleştirelim!















SEVGİ ve MUTLULUK PEŞİNİZİ

BIRAKMASIN...